• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Türkeli Gazetesi

Sunday
Sep 05th
İÇİMİZE SİNSİN PDF Yazdır e-Posta

Günümüzde tıbbın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte bazı hastalıklar ortadan kalkarken ya da çok azalırken sanki yeni bazı hastalıklar da artıyor gibi. Belki şu an bilinen hastalıklar eskiden de vardı; ama bilinmiyordu. Yalnız şu da bir gerçek, kanser ve türleri, psikolojik rahatsızlıklar gibi hastalıklar sanıyorum biraz daha çoğaldı. Şu an H1N1 virüsünün yol açtığı salgından ölenlerin sayısı çetele tutarcasına verilirken acaba kanserden ölenlerin ve ölüme yaklaşanların sayısı verilseydi her halde dudak uçuklatırdı. Grip gibi salgınlardan kurtulma şansı oldukça fazla; ama kanserden yok denecek kadar az.   

İşin uzmanları, medya ve hepimiz şu grip tehlikesinin üzerinde durduğumuzun en az yarısı kadar daha öldürücü hastalıklar üzerinde dursak ve tedbirler alsak, kansorejen etki yapan ne varsa ortadan kaldırsak herhalde çok daha yerinde olur.

Endüstrinin, Sanayinin, teknolojinin ve genetik ilminin gelişmesiyle ve bunların yanlış, kontrolsüz kullanılmasıyla ve bir de daha çok kazanma hırsıyla birlikte bu hastalıkların daha çok arttığını görüyoruz.

İlaçlı ve katkı maddeli gıdalar, hormonlu sebze ve meyveler derken şimdi de GDO’lu gıdalar ortaya çıktı. Ve öyle hale geldik ki içimize sine sine bir şey yiyemez olduk. Sağlığımız dört taraftan düşmanla kuşatılmış gibi.

Neymiş GDO’lu ürün bir yerde zaruriymiş. Çünkü dünya nüfusu artıyormuş ve açlık tehlikesi de artıyormuş. Başta Amerika olmak üzere bir kısım ülkelerde bu işle uğraşan ve bu işten milyon dolarlar kazanan dev şirketler servetlerine servet katacak denmiyor da açlık tehlikesiymiş. Senede değil iki üç ürün almak bin ürün de alınsa bir kısım insanlar yine tıka basa yiyecek yine bir kısım insan aç kalacak, insanoğlunda paylaşmayı bilmeyen bu hırs olduktan sonra.

Bir gazetede okuduğum bilgiye göre ülkemizde 78 milyon hektar tarım arazisi varmış ve denetimi yokmuş. Tarım ve hayvancılık ile ilgili politikalarımız yeniden kökten ele alınmalı.

Burada yetkililere önemli görevler düşüyor.  Baz istasyonlarından tutun elektronik cihazlara kadar; Katkılı, hormonlu gıdalardan tutun GDO’lu gıdalara kadar insan sağlığını tehdit eden her türlü kontrolsüz gelişmelere bilimsel veriler ışığında kontrol edip gerçekten neler zararlıysa yasaklanması gerekiyor. Yalnızca uyarılar yetmiyor. Ben vatandaş olarak oradan buradan duyduğum, okuduğum bilgilerle içime sine sine neyi alıp yiyip içeceğim?

AB böyle konularda insanının sağlığını korumada daha duyarlı. Bizim onlardan neyimiz eksik?
 
Sonraki >

Hava Durumu

Sayaç

Bugün83
Dün126
Bu Hafta921
Bu AY591
Tümü38300

Anketler

Yeni Web Sitemiz Hakkında
 

Giriş Formu






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol